USD: 3,78
EURO: 4,67
GBP: 5,29

Obama, kuşku duvarlarını aşabilecek mi?

Obama, kuşku duvarlarını aşabilecek mi?

Amerikan Kongresi’nde, kamuoyunda, bürokraside, entelijansiyada savaşın farklı yönlerine ilişkin kuşku bulutları dolaşıyor. Bölge ülkeleri ve Türkiye dâhil ortak(ımsı)ları, ABD’nin kararlılığı ve hatta niyetlerinden kuşkulu. Bu kadar kuşkudan verimli netice çıkabilir mi? İşte ben de ondan kuşkuluyum…

Bir güvercin metamorfoz geçirip şahine ne kadar dönüşebilirse, Obama’dan da o kadar savaşçı olur. Neticede Amerika’nın mevcut savaşlarını sona erdirme ve yenilerini açmama vaadi ve ümidiyle iktidara gelmiş bir siyasetçiden bahsediyoruz. Entelektüel kuşkuculuk meziyeti, yanlış da olsa verdiği emrin arkasında sağlam durması gereken bir başkomutan için her zaman avantaj olmayabilir. Obama, savaşa girmek için adeta bahane arayan bazı seleflerinin aksine, hep bin dereden bin su getirip kaçındı. Hatta kimyasal katliam yapan Esed rejimine askeri müdahale tehdidi yaptıktan sonra, içindeki güvercinin kuşkularını yenemediğinden, çevik bir tornistanla kimyasal silahları bertaraf eden bir diplomatik atraksiyona fit oldu. Benzer kuşkuları şu anda duymaması için neden yok.

Amerikan tabiriyle ‘yarım hamilelik’ olmayacağı gibi, yarım savaş da olmaz. Kafası kuşkularla dolu, ayakları geri geri giden Beyaz Saray’ın yapmaya çalıştığı tam da bu. Askeri uzmanlar, IŞİD tehdidinin ciddi bir kara takviyesi olmaksızın hava saldırılarıyla tamamen bertaraf edilemeyeceğini söylüyor. Karadaki Kürt, Iraklı ve Suriyeli muhalif güçlerin bunu hakkıyla başarabileceğinden kuşku duyuyor. Bölgedeki ülkelerden asker göndermeye pek yanaşan yok. Ve Obama kendi ordusunu karada muharebeden men ediyor. Üstelik Washington, yerel unsurlara fazla etkili silahlar vermeye de yanaşmıyor. Peki, bu iş nasıl olacak?